Archive for the ‘Hz. Peygamber(s.a.v)'in İbadetleri’ Category

Mar
06

Duaları

Posted by zixak
Dr. İbrahim Bayraktar   

 

 

 

Hz. Peygamberin bizzat okuduğu birçok dua vardır. O, yatarken, kalkarken, bir yere girerken, bir yerden çıkarken, çeşitli zamanlarda, çeşitli haller sebebiyle birçok dua okumuştur. Esasen dua yaparken bunlardan istifade etmek lazımdır. Ayrıca duaları uyanık bir kalple, üç defa tekrar etmek suretiyle yapmak lazımdır. Duaya bir zikirle veya salât-ü selâmla başlamak ve öylece bitirmek kabulüne sebeptir.

   http://www.sonpeygamber.info

Mar
06

Zekat Ve Haccı

Posted by zixak
Dr. İbrahim Bayraktar   

 

 

 

Zekat, malî bir ibadet olup, hicretin ikinci senesinde farz kılınmıştır. Zekat, bir malın muayyen bir miktarını (mesela kırkta birini) bir zaman (mesela bir sene) sonra, hakkı olacak olan bir kısım Müslümanlara Allah rızası için tamamen temlik etmektir. BilindiÄŸi gibi Hz. Peygamber mal biriktirmemiÅŸtir. Bu sebeple kendine zekat farz olacak kadar malı olmamıştır. Hac, hem bedenî hem de malî bir ibadettir. Hac, Arafat’ta ona mahsus vakitte durmaktan ve usûlü dairesinde Kabe’yi ziyaretten ibarettir. Umre ise senenin her mevsiminde yapılabilir ve Kabe’yi tavafla, Safa ile Merve arasında say etmekten ibarettir. Hz. Peygamber, hicretten sonra hepsi de Zilkade ayında olmak üzere, dört defa umre, hicretin onuncu yılında olmak üzere bir kere de hac yapmışlardır. 

   http://www.sonpeygamber.info

Mar
06

Oruçları

Posted by zixak
Dr. İbrahim Bayraktar   

 

 

 

BilindiÄŸi gibi Ramazan-ı Åžerifte oruç tutmak, İslâm’ın ÅŸartlarından biridir. Ramazan orucu, hicretten bir buçuk sene sonra, Åžaban ayının 10. günü farz kılınmıştır. Hz. Peygamber bu tarihten itibaren aralıksız dokuz defa Ramazan orucunu tutmuÅŸtur. Kaynaklarda Hz. Peygamberin farz oruçla yetinmeyip, daha baÅŸka nafile oruçlar da tuttuÄŸu da nakledilmektedir. O, en çok Åžaban ayında oruç tutardı. Ekseriyetle pazartesi ve perÅŸembe günleri oruç tutmuÅŸtur. Ayrıca her ayın 13, 14, 15. günleri de oruç tutmuÅŸlardır. Ayrıca Âşûra günü ve Åževval ayında da oruç tutmayı tavsiye etmiÅŸlerdir.

   http://www.sonpeygamber.info

Mar
06

Kur’an Okumaları

Posted by zixak
Dr. İbrahim Bayraktar   
 

 

Kur’ân sadece okunmak için inmemiÅŸtir. O, bir hayat kitabıdır. Onu Rasûlullah hayata tatbik etmiÅŸtir. Zîrâ Rasûlullah’ın ahlakı Kur’ân’dı. Kur’ân’ın emrettiÄŸini yapmış, yasakladığından da kaçınmıştır. Güzel bir sese sahip olan Hz. Peygamber, daima o güzel sesi ile Kur’ân-ı Kerim’i okumuÅŸ ve onun emirlerini ilk önce kendisi tatbik etmiÅŸtir. Hz. Peygamber Kur’ân-ı Kerim’i bir çok usûl dahilinde okumuÅŸ ve öyle okunmasını tavsiye etmiÅŸtir. Bunlardan birisi de onu tertîl ile okumaktır. Tertîl, dura dura, anlaya anlaya okumaktır. Nitekim Ümmü Seleme, Hz. Peygamberin okumasının bu ÅŸekilde olduÄŸunu şöylece izah eder: “O’nun kıraati açık, tane tane ve harf harf idi”. Bu okuyuÅŸ müstehabdır. Hatta Kur’ân’ın manasını anlamayan yabancı kimse bile böyle okumalıdır. Zîrâ bu okuyuÅŸ ÅŸekli Kur’ân’a daha çok hürmeti icab ettirdiÄŸi gibi, hızlı okuyuÅŸtan kalbe daha tesirlidir. Güzel ses ile Kur’ân’ı okumak makbuldür. Nitekim Abdullah b. MuÄŸaffal: “Hz. Peygamberin devesinin üzerinde el-Feth sûresini yumuÅŸak bir kıraatle tercî yaparak okuduÄŸunu duydum” der. Tercî, makamla okuyanların kıraatlarında olduÄŸu gibi, sesi boÄŸazda döndürmektir. Bir çeÅŸit güzel okuyuÅŸtur.  Hz. Peygamber “Kur’ân’ı sesinizle süsleyinizâ€?  buyurmuÅŸtur. DiÄŸer bir okuyuÅŸ usûlü de, Kur’ân-ı Kerim’i hüzünle okumak ve öylece dinlemektir. Hz. Peygamber onu hüzünle okumuÅŸ ve öylece de dinlemiÅŸtir. Abdullah b. Mes’ud der ki: “Hz. Peygamber, bana “Kur’ân oku, dinleyeyim” dedi. Ben de “Nasıl olur? Kur’ân sana iniyor; ben sana nasıl okuyayım?” dedim. O, “Evet” dedi. Ben de “en-Nisâ sûresini” okudum. Ta ki “fekeyfe izâ ci’nâ minkülli ümmetin…” âyetine kadar okudum. O, “yeter” dedi. Bir de ne göreyim, o sırada O’nun gözlerinden yaÅŸlar akıyordu.” Hz. Peygamber Kur’ân-ı Kerim’i bazen gizli, bazen de sesli olarak okumuÅŸtur. Hz. AiÅŸe, Hz. Peygamberin Kur’ân-ı Kerim’i hem gizli, hem de sesli okuduklarından bahseder. Hz. Peygamber Kur’ân-ı Kerim’den her gün bir miktar okumuÅŸ, hepsini kısa bir müddet içerisinde hatmetme yoluna girmemiÅŸtir. Kur’ân-ı Kerim okumaktan maksat, sadece terennüm deÄŸildir. Nitekim Hz. Peygamber bir hadislerinde: “Seni fenalıktan men ettiÄŸi müddetçe Kur’ân’ı oku, eÄŸer kötülükten alıkoymuyorsa Kur’ân okumuÅŸ sayılmazsın.” buyurmaktadır. Ayrıca, “Kur’ân’ın haram ettiÄŸi ÅŸeyleri helal tanıyan, Kur’ân’a iman etmemiÅŸtir.” hadisleri de, asıl olanın Kur’ân’ı tatbik etmek olduÄŸunu göstermektedir.

   http://www.sonpeygamber.info

Mar
06

Namazları

Posted by zixak
Dr. İbrahim Bayraktar   
   

 

İslâm’ın beÅŸ ÅŸartından birisi, belki en önemlisi olan namaz, belirli fiil ve hususî rukünlerle Allah Teâlâ’ya kulluk etmektir. Namazın zahiri, birtakım hareket ve zikirden ibaret ise de gerçekte, ilmî her ÅŸeyi kapsayan Cenâb-ı Hakk’a tazarru ve niyazdan ibarettir. BeÅŸ vakit namaz hicretten bir buçuk sene önce miraçta farz kılınmıştır. Âkil ve bâliÄŸ olan her Müslümanın yapması gereken farz-ı ayn bir ibadettir. Hz. Peygamber ümmetine öğrettiÄŸi namazı herkesten çok eda etmiÅŸ, onu gözünün nuru, gönlünün süruru olarak tavsif etmiÅŸtir. Kaynaklarda, Hz. Peygamberin pek çok nafile namaz kıldığı, hatta bu sebeple ayaklarının bile ÅŸiÅŸtiÄŸi, bunu sadece Allah’a şükreden bir kul olmak maksadıyla yaptığı nakledilmektedir. Peygamberimiz, farz namazlarını, ashabının gözü önünde kılmış, miktar ve hususiyetleri herkes tarafından tesbit edilmiÅŸ ve öğrenilmiÅŸtir. Ancak O’na mahsus olan bazı nafile namazlar herkes tarafından aynı açıklıkla bilinmiyordu. O’nun nafile namazları gece kıldıkları, gündüz kıldıkları ve diÄŸer bazı nafile namazlar olmak üzere üç gurupta incelenebilir: a) Gece Kıldıkları Nafile Namazlar Hz. Peygamberin gece ibadetlerine baÅŸta hanımları olmak üzere, bazı yakınları ve bir kısım ashab-ı kiram da ÅŸahit olmuÅŸtur. Hz. AiÅŸe, O’nun mutat gecelerinden birini tavsif ederken “… O, gecenin evvelinde uyur, son safhalarında ibadete kalkardı. Seher vakti girince vitir namazını kılar, sonra yatağına gelirdi…” demektedir. İbn Abbas da Hz. Peygamberin evinde misafir olarak kaldığı gecede gördüklerini şöylece dile getirir: “Gecenin yarısı yahut biraz öncesi veya sonrası idi. Rasûlullah yataktan kalktı. Ellerini yüzüne sürerek uykusunu dağıttı. Sonra Âl-i İmrân sûresinin son âyetlerini okudu. Asılı duran su matarasından güzel güzel abdest aldı ve namaza baÅŸladı. Ben de kalktım. Abdest alarak saÄŸ yanında namaza durdum. O, saÄŸ elini başımın üzerine koyup okÅŸadı. Sonra kulağımı hafifçe burdu. Sonra da, ikiÅŸer rekat olmak üzere, on iki rekat namaz kıldı. Sonunda da tek rekat namaz kılıp yattı. Müezzin sabah namazını kıldırması için kendisine durumu bildirince kalktı ve iki kısa rekat namaz kılıp mescide çıktı. Sonra da sabah namazının farzını eda etti.” Hz. AiÅŸe Rasûlullah’ın ömrünün son senesinde oturarak namaz kılmaya baÅŸladığını, kıraatından 30 veya 40 âyet kaldığında ayaÄŸa kalkıp okuduÄŸunu ve öylece kıldığını anlatmaktadır. Secdelerinin ve kıyamlarının uzunluÄŸu göz önünde tutulursa, Hz. Peygamberin her gece bir saatten fazla ibadet yaptığı söylenebilir. b) Gündüz Kıldığı Nafileler Hz. Peygamber gündüz boyunca da birçok nafile namaz kılmaya devam etmiÅŸtir. Öğlenin farzından önce dört sonra iki, akÅŸamın farzından sonra iki, yatsının farzından sonra iki rekat namaz kılmıştır. Özellikle, sabahın farzından önce kılınan iki rekat sünnetin yerinin daha büyük olduÄŸu nakledilmektedir. Bu namazlar müekked sünnet denilen hemen hemen hiç ihmal etmeksizin çoÄŸunlukla kıldığı namazlardır. Gayri müekked diye vasıflandırılan namazlar ise bazı kere yaptığı üzere, ikindinin ve yatsının farzından önce kılındığı dört rekat namazlardır. Mescide girildiÄŸinde kılınan tahiyyatü’l-mescid isimli iki rekatlık namaz da nafile ibadetler cümlesindendir. Bu namazların yanında Hz. Peygamberin, kuÅŸluk namazı diye bir namaz kıldığından da söz edildiÄŸi de görülmektedir. c) Kıldığı DiÄŸer Nafile Namazlar Yukarda izah edilenlerin dışında Rasûlullah, teravih namazı ve çeÅŸitli vesilelerle baÅŸka nafile namazlar da kılmıştır. Mesela yaÄŸmur duası ve namazı zikredilebilir. GüneÅŸ tutulduÄŸu zaman da 2 rekatlık bir namazı cemaatle kılmıştır. Ayrıca ay tutulması sırasında da nafile namaz kılınmıştır. Yolculuktan döndükten sonra 2 rekat bir namaz kılmak da müstehab sayılmıştır. Rasûlullah’ın böyle bir namazı kıldığı rivayet edilmektedir. Bu nafile namazlar arasında tesbih namazı isimli bir namaz da vardır. Bu arada istihare namazının varlığından söz edilmektedir. AkÅŸamın 2 rekat sünnetinden sonra onu 6′ya tamamlamak hususunda da hadisler vardır. Fakat salâtu evvâbîn (tevbe edenlerin namazı) denen bu namazı ifade eden hadisler zayıftır. Ancak bu gibi fazilet sayılan yerlerde zayıf hadislerle amel edilebilir.

  http://www.sonpeygamber.info

Mar
06

GiriÅŸ

Posted by zixak
 
Dr. İbrahim Bayraktar   
   Dindarlığın esasını iman vücuda getirirse de, kalpteki imanın varlığını fiilen ibadetler ortaya koyar. Esasen insan, Allah’a ibadet etmek için yaratılmıştır. BilindiÄŸi gibi İslâm ahkamının bir kaynağı da Hz. Peygamberin bizzat yaptığı ibadetlerdir. O farz, vacib, sünnet derecesindeki ibadetleri iÅŸlediÄŸi gibi, ümmetinin yapması gerekmeyen nafile ibadetleri de çokça yapmıştır. Hz. Peygamber günlük hayatını üç kısma ayırmış, bir kısmım ibadetlere, diÄŸer kısmını kendisinin ve cemaatin iÅŸlerine, üçüncü kısmını da ailevî iÅŸlerine tahsis etmiÅŸtir.

  http://www.sonpeygamber.info