Archive for Åžubat 22nd, 2008

Åžub
22

Aşılmaz

Posted by zixak  Ah edip ağlamadan, Sîneler dağlamadan, Su gibi çağlamadan, Bu dağlardan aşılmaz! Cânı cânânı vermeden, Fakr ile fahr'a ermeden, Yokluğa kanat germeden, İmkânsız yollar aşılmaz! Kafada düşünce, sînede îmân, Gönülde heyecan, hislerde tûfan, Ve binbir ızdırâp, binbir hafakan, İçini sarmadan çöller aşılmaz! Ötelere gönül gözü açmadan, Pervâz edip dost eline uçmadan, Benliğine kıvılcımlar saçmadan, Sarp yokuşlu bu yollar hiç aşılmaz! Ölüp ölüp dirilmeden, Hergün bin kez gerilmeden, Canda öze erilmeden, Şekler, gümânlar aşılmaz! Sine kebap olmadan, Vakit-mîat dolmadan, Sen, senden kurtulmadan Dere tepe aşılmaz! Yolcu buruk baş gerek, Gözde daim yaş gerek Huy biraz yavaş gerek, Yoksa yollar aşılmaz!

 Fethullah Gülen linien20126.gif
Åžub
22

Altın Tenler

Posted by zixak Taptâze altın tenlere benzer bu yiğitler; İniyor çevrelerine ışıktan demetler... Sonsuzdan gelen ilhâmla doldukça dolmuşlar, Hızır’la arkadaş olup sırlara dalmışlar... Bir büyülü kevserle meğer hepsi de mest imiş, Gözlerinden belli her biri bir sırra ermiş. Tûfânlara denk heyecânları var hiç dinmez; Polat gibi yürek taşırlar korkmaz ve sinmez... Bilir cihân bunları, belli beldesi köyü, Çehrelerinde feşedici gizli bir büyü..! Ve şimdi dehâya denk bu parlak ferâsetler, Horozu çoktan ötmüş bir kutlu şafak bekler... Fethullah Gülen linien20126.gif
Åžub
22

Altın Saçlı Bahar

Posted by zixak  Bu mevsim o kadar coşkun ki sular, Çığlık çığlık vadi, dere inliyor. Sular gibi köpürüyor duygular, “Gel Sonsuz’a yelken açalım� diyor. Nur yağıyor, ışık sarmış her yanı, Zaman artık sevinç, neş’e zamanı.. Beklemiştik mevsimlerce bu ânı, Bir bir ölenler şimdi diriliyor... Her yanda güzellik, her yanda âhenk, Geçmişteki muhteşem günlere denk.. Ve bahçelerimizde hevenk hevenk, Bir başka tadda meyveler eriyor... Duygularla dolu esiyor rüzgâr, Kabarıyor denizlerde dalgalar; Enginlerde altın saçlı bir bahar, Binbir renk ve desenle tülleniyor. Ve, gelenler daha mutlu olacak; Dünyâ yeniden ışıkla dolacak.. Asırlık karanlıklar boğulacak, Muştusu ULU DÎVÂN’dan geliyor. Fethullah Gülen linien20126.gif
Åžub
22

Allah ve İnsan

Posted by zixak  Tekmil İnsanlık her an Allah duygusuna aç, Zihinler şîrâzesiz, zihinler O’na muhtaç... Sezer her zaman temiz vicdanlar bu duyguyu, Düşünce çıkmazları Rabb’e ulaşma koyu... İlmin o engin ufku, mantığın hünerleri, Dolduramıyor İmandan boşalan yerleri. Bir sürü ulemâ ve bir sürü de filozof... Nazariyeleri çarpık, düşünceleri kof. Ne fikirlerinde sadra şifa veren beyan; Ne madde ötesini olduğu gibi duyan. Anlayışlar kısır; her şeyin mebdei meçhûl, Ve yığınlar faraziyeler ağında ma’lûl. Oysa, her renkte ve her seste O’ndan bir ma’nâ, Ruh ve hikmet ufkunda her şey İnsandan yana: Varlık O’nun nuru, o Nur’un dalgalanışı, O, hem varlığın hem de hâdiselerin başı... Bu sırrı kavrayan gönüller oturaklaşır, Ancak oturaklaşan ruhlar O’na ulaşır. Gözsüz görmese de her yanı O kaplamakta, Sırra, hep bu ilâhî münasebet akmakta... Ve duygular O’na uyanmakta perde perde, Bir vuslat istikametinde ki az ilerde... Her tarafta kevserden gürül gürül çeşmeler, Her yanda İnsan-Allah bestesinden nağmeler. Fikir bu ufka erip gönülle birleşince, Ayrı bir visal kapısı açılır her gece. Bu eşiği aşan ruh kendi özüne erer, Gerçek İnsan olmaktan gaye de buymuş meğer... Fethullah Gülen linien20126.gif
Åžub
22

III. Ahmet

Posted by zixak Necip mahlasıyla şiirler yazan III. Ahmet’i unutmamak gerekir. III. Ahmet, (1673-1736), zamanda hattattır. Topkapı Sarayı önünde yaptırdığı çeşmenin cephesine, şu tarihi bizzat kendisi yazmıştır:  III. Ahmet, sarayın arz odası üzerindeki besmeleyi de bizzat kendisi yazmıştır. Târihi Sultân Ahmet’in cârî zebân-ı lüleden Aç Besmeleyle iç suyu Hân Ahmed’e eyle du’â.
Åžub
22

I. Ahmet

Posted by zixak I. Ahmet şiirlerinde tasavvufî birikimi yoğun olarak görülen bir şair padişahtır. Şiirlerinde Bahtî mahlasını kullanmış olan I. Ahmed (1590-1617), Mevlevî olmakla beraber, Şeyh Üftâde müridlerinden olan ve Bayramiyye’nin Celvetî kolunun pîri ünlü mutasavvıf Aziz Mahmud Hüdâyî’ye (1543-1628) bağlı idi. Bu bağlılık, aynı zamanda her ikisi de şair olan I. Ahmet ile Hüdâyî’nin şiirlerine de yansımıştır. Aziz Mahmud Hüdâyî III. Murat’ın vefatı üzerine: Nola tâcım gibi başımda götürsem dâim Kadem-i pâkini ol Hazret-i Şâh-ı Rüsül ‘ün Gül-i Gülzâr-ı nübüvvet o kadem sâhibidir Bahtiyâ durma yüzün sür kademine o gülün.
Åžub
22

Kanunî Sultan Süleyman

Posted by zixak Şair padişahlar arasında en önemli kişidir Kanuni. Osmanlı sultanları arasında en çok şiir yazan sultan şâir unvanına sahip olan Kanunî Sultan Süleyman, şiirlerinde Muhibbî, Meftûnî ve Âcizi mahlaslarını kullanmıştır. Kanûnî Sultan Süleyman, biri Farsça olmak üzere iki Divân sahibidir. Muhibbî Divânı’nda 2799 gazel bulunmaktadır. Şiirlerinin toplamı 15.935 beyite ulaşmaktadır. Bu haliyle o, aynı zamanda Divan edebiyatının en hacimli divânını kaleme alan şairdir. Halk içinde mu’teber bir nesne yok devlet gibi Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi Saltanat dedikleri ancak cihân gavgâsıdır Olmaya baht ü sa’âdet dünyede vahdet gibi Ko bu ıyş u işreti çün kim fenâdır âkibet Yâr-ı bâkî ister isen olmaya tâ’at gibi Ola kumlar sagışınca ömrüne hadd ü aded Gelmeye bu şîşe-i çarh içre bir sâ’at gibi Ger huzûr etmek dilersen ey Muhibbî fârig ol Olmaya vahdet cihânda kûşe-i uzlet gibi. NA’T 1. Nûr-i âlemsin bugün hem dahi mahbûb-ı Hüdâ Eyleme âşıkların bir lahza kapından cüdâ. 2. Gitmesin nam-ı şerîfin bu dilimden dem-be-dem Dertli gönlüme davâdır cân bulur andan safâ. 3. Umaram her bir adın başka şefâat eyleye Ahmed ü Mahmûd Ebü’l-Kaasım Muhammed Mustafâ. 4. Çünki denildi ana “ve’ş-şems� dahi “ve’d-duhâ� Rûyuna alnına mihr ü mâhı benzetsem nola. 5. Bu libâs u hây u hûy ü tantana nedür dilâ Eğnine hil’at yeterken bir palâs ü bir abâ. 6. Cürm ü isyânım bürûndur gerçi hadden serverâ Sen şefâat kânısın geldim sana şefkat uma. 7. Bu Muhibb’î tevbe eyler tevbesin eyle kabûl 8. Fitne-i şeytândan sakla anı Yâ Rabbenâ. Kanunî Sultân Süleymân Hânın bir başka na’tı.
Åžub
22

Yavuz Sultan Selim

Posted by zixak Hayatını Müslümanların birliğine ve dirliğine vakfeden büyük Türk Hükümdarı Yavuz Sultan Selim bu uğurda nice zorlukları göğüslemiş bunu yaparken de peygamber aşkını hayatının her safhasında göstermiştir. “Merdüm-i dîdeme bilmem ne füsun etdi felek Giryemi kıldı füzûn eşkimi hûn etdi felek Şîrler pençe-i kahrımda olurken lerzân Beni bir gözleri âhûya zebûn etdi felek.� NA’T 1. Ey cemâl-i nûr-ı çeşm-i evliyâ El-meded v’ey mâden-i nûr-i Hüdâ Hâk-i pâyı tûtiyâ-yı asfiyâ El-meded ey mâden-i nûr-i Hüdâ. 2. Kimse sensin bulamaz Hakka vüsûl Feyz-i lutfunda olur merd-i kabûl “Rahmeten lil-âlemîn� ‘sin yâ Resûl El-meded ey mâden-i nûr-i Hüdâ.  3. Eyledim bî hadd cürm ile cerîm Oldum eşhâs-ı hevâ ile nedîm Eyle isyânım şefâat yâ Kerîm El-meded ey mâden-i nûr-i Hüdâ.  4. Ey kerem kânı Resûl-i Kibriyâ Kemterindir bu Selîm-i pür hatâ Dergehinden ilticâ eyler ‘atâ El-meded ey mâden-i nûr-i Hüdâ.
Åžub
22

II. Beyazıt

Posted by zixak II. Beyazıt da (1448–1512) şair, sanatkâr ve âlim padişahlarımızdandır. Yazdığı dini şiirlerle bilinmektedir. Fatih’in halefidir. NA’T-I ŞERÎF 1. Muhammed-i ‘ Arâbî kim resûl-i ekmeldir Tekarrübiyle kamu enbiyâdan efdaldir. 2. Kılan resûllerin kavmineydi dâveti çün Nübüvveti ile bu ins ü câna mürseldir. 3. Kim anı medh ede çün medhidir anın Lev lâk Defâtir-i dü cihân midhatinde mücmeldir. 4. ‘Adû-yı bî-basar ana muhâlif olasa ne tan Sahîhi eğri görürler şular ki ahveldir. 5. Eğerçi hatm idi Yûsuf’da hüsn-i icâzı Bu hüsn-i hulku ile cümlesinden ecmeldir. 6. Eyâ mu’în-i beşer rahm kıl fütâdelere Şefâat âyeti şânında çünki münzeldir. 7. Kapun gedâsı dürür Adlî anı reddetme K’âna muhabbet-i âlim delîl-i a’deldir.
Åžub
22

Fatih Sultan Mehmet

Posted by zixak Güzel sanatların çeşitli dallarıyla ilgilenen Fatih Sultan Mehmet de (1432–1481) özellikle resme, şiire ve müziğe büyük önem vermiştir. Fatih, Avnî mahlasıyla şiirler yazmıştır. Fatih’in şiirlerinde Şeyhî ve Ahmed Paşa’nın etkisi görülür. NA’T 1. Yüzün meh-i ‘îd ü ser-i, zülfün şeb-i Esrâ Gamzen yed-i Mûsâ leb-i la’lün dem-i Îsâ. 2. Bu hüsn-ü hüdâyı ki Hüdâ sana verüpdür Mâni-i cihân yazmadı tasvîrine hem-tâ. 3. Alnın kamerine yüzün ayına müşâbih Bunca göz ile görmedi bu çarh-ı muallâ. 4. Avnî seni medheyledi çün tarz-ı gazelde Matla’ dedi yüzüne vü ağzına muammâ.