Archive for Åžubat 14th, 2008

Åžub
14

HabeÅŸistan NecaÅŸisi’ne Gönderilen Mektup

Posted by zixak Hz. Muhammed (sav)'in Habeşistan Kralı Ashama'ya hitaben yazmış olduğu mektup, Müslümanların Hıristiyanlara bakış açısını göstermesi açısından son derece önemlidir. Ashama, Hz. Muhammed (sav)'in mektubunun ve Müslüman elçilerle yaptığı konuşmaların sonrasında, ülkesine sığınan Müslümanları koruyan bir politika izlemiştir. Peygamberimiz (sav), mektupta şöyle buyurmuştur: Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla, Allah Rasulü Muhammed'den Habeş Necaşisi Ashama'ya. Kendisi'nden başka İlah bulunmayan gerçek Hükümdar, Mukaddes, Selam, Koruyucu, Kurtarıcı olan Allah'ın övgüsünü sana iletirim. Tasdik edip şehadet ederim ki; Meryem oğlu İsa Allah'ın Ruhu ve Kelimesi'dir. Kendisine dokunulmamış Meryem'e nasib edilmiştir. Böylece Meryem İsa'ya hamile kalmış, Allah Teala da Ruh ve Nefesi'nden olmak üzere Adem'i nasıl yarattıysa onu da öylece yaratmıştır. Seni Tek olan ve Eşi bulunmayan Allah'a çağırıyorum. O'na itaat konusunda karşılıklı yardıma çağırıyorum. Beni takib et, bana uy ve bana gelen şeye iman et. Muhakkak ki ben, Allah'ın Resuluyüm. Bu nedenle seni ve etrafında bulunan askerlerini Allah'a iman etmeye davet ediyorum. Nasihat ve sözlerim size ulaşınca kabul etmenizi tavsiye ederim. Amca tarafından yeğenim olan Cafer'i yanında az sayıda Müslüman grubuyla beraber sana doğru yola çıkarıyorum. Selam gerçek hidayet yolu üzerinde bulunanlara olsun.
Åžub
14

Bizans İmparatoru Heraklius’a Gönderilen Mektup

Posted by zixak Hz. Muhammed (sav)'in, Bizans İmparatoru Heraklius'a gönderdiği mektup da Ehl-i Kitab'a yapılacak davette Kuran'dan ayetlerin kullanılmasının gerektiğini gösteren hikmetli bir örnektir. Peygamber Efendimiz (sav), mektubunda daha önce aktarılan Al-i İmran Suresi 64. ayetini, yazarak tebliğ yapmıştır. Bismillahirrahmanirrahim Allah'ın kulu ve elçisi Muhammed'den, Bizanslıların büyük reisi Herakliyus'a: “Selam hakikat yolunu izleyene (olsun)! İlave edeyim ki, seni bütün olarak İslam'a davet ediyorum. İslam'ı kabul et ki felah bulasın. İslam'ı kabul et ki Allah değerini iki kat artırsın. Ama eğer kaçınırsan, tebeanın günahı da senin üzerine yüklenecektir. Ve siz, ey Kitab-ı Mukaddes'in insanları (Ey Ehl-i Kitab!) sizinle bizim aramızda aynı olan bir söze doğru geliniz; ki biz ancak Allah'a taparız, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayız ve aramızda kimse kimseyi, Allah'ın dışında sahib (Rab) edinmez. İmdi, eğer kaçınırlarsa, şöyle deyiniz: Şahit olun biz Müslümanlardanız (Allah'a teslim olanlarız).
Åžub
14

Peygamberimiz (sav)’in Mısır’da Mukavkıs’a GönderdiÄŸi Mektup

Posted by zixak Rahman ve Rahim Olan Allah' ın Adıyla, Allah'ın kulu ve Resulü Muhammed'den, Kıbtilerin Büyüğü Mukavkıs'a.Allah'ın Selamı; hidayet yoluna girmiş bulunanların üzerine olsun. Buna göre Ben, Seni tam bir İslam daveti ile çağırıyorum. İslam'a gir. Sonunda emniyet ve selamet içinde olursun. Bunun karşılığında Allah sana iki defa sevab verecektir. Şayet bundan kaçınacak olursan bütün Kıbtilerin günahı senin üzerinde toplanacaktır…
Åžub
14

Uman Melikleri Ceyfer ve Abd’e Gönderilen Mektup

Posted by zixak Rahman ve Rahim Olan Allah' ın Adıyla, Allah Resulu Muhammed'den, Culanda'nın iki oğulları Ceyfer ve Abd'e: “Selam, hakikat yoluna tabi olanlar üzerine olsun! Sizin her ikinizi İslam'ın davetine çağırıyorum. İslam'a tabi o-lun ve kurtuluşa erin. Zira ben, Allah'ın tüm canlıları uyarmak üzere ve vaadini kafirler üzerine tamamlaması için tüm insanlığa gönderdiği elçisiyim. Şimdi, eğer her ikiniz de İslam'ı tanırsanız, her ikinize de iktidar vereceğim. Ama ikiniz de (İslam'ı) kabul etmeyi reddederseniz, ikinizin de krallığı sizden uzaklara yok olup gidecektir, süvarilerim, ülkenizde ordugah kuracaklar ve peygamberlik vasfım krallığınıza galip gelecektir.
Åžub
14

İran İmparatoru Kisra’ya Gönderilen Mektup

Posted by zixak Hz. Muhammed (sav) müşrik toplulukların liderlerine gönderdiği mektuplarında onlara sonsuz ilim sahibi Allah'ın tek İlah olduğunu ve kendisinin de O'nun elçisi olduğunu tebliğ etmiştir. Ehl-i Kitap olan topluluklardan farklı olarak müşrik toplumla- ra yollanan bu mektuplarda Yüce Allah'ın varlığı ve birliği ana konu olarak vurgulanmıştır. Bismillahirrahmanirrahim Allah Resulü Muhammed'den, İranlıların büyüğü Kisra'ya: Selam, hakikat yolunu izleyip Allah'a ve Resulüne iman edenlerin ve Allah'tan başka İlah olmadığına, O'nun bir ve ortaksız olduğuna ve Muhammed'in O'nun kulu ve Resulü olduğuna şehadet edenlerin üzerine olsun! Seni İslam'ı kabule çağırıyorum. Zira Ben, Allah'ın, canlı olan herkesi uyarmak ve ilahi kelamın kafirlere karşı hükmünü tamamlaması için tüm insanlara gönderdiği elçisiyim. Şimdi İslam'a teslim ol ve felaha er. Ama eğer reddedersen, o zaman Mecusilerin günahları da senin üzerine olacaktır.
Åžub
14

El Ahsa Valisi El Münzir’e Gönderilen Mektup

Posted by zixak Bismillahirrahmanirrahim. Allah Resulü Muhammed'den, El-Münzir b. Sava'ya! Selam üzerine olsun. Seni, kendisi dışında hiçbir ilah olmayan tek bir Allah'a hamd etmeye çağırıyorum ve ilan ediyorum ki, O'ndan başka hiçbir tanrı yoktur ve Muhammed O'nun kulu ve Resulüdür. Sana Kadir-i Mutlak ve Şanı Yüce Allah'ı hatırlatırım ki; zira kim iyi bir nasihate kulak verirse kendi iyiliği içindir; ve kim benim elçilerime itaat eder ve emirlerine uyarsa bizzat bana itaat etmiş olur. Ayrıca, kim onlar hakkında iyi düşünürse benim hakkımda iyi düşünmüş olur. Muhakkak benim elçilerim seni övmüşlerdir. Ben de senin halkına şefaatini kabul ediyorum. İmdi, Müslüman olmadan evvel sahip oldukları şeyleri Müslümanların elinde bırak. Ve ben suçluları affediyorum. İmdi sen de onların pişmanlıklarını kabul et. Biz ise, sen iyi davrandığın sürece seni görevden azletmeyeceğiz. Aksine, kim ki Yahudilik ya da Mecusilikte ısrar ederse cizyeye tabi olacaktır. Bu mektuplar, Müslümanların Ehl-i Kitap ve diğer müşrik ve inkarcılar ile olan ilişkilerinde nasıl davranacaklarını görmeleri açısından günümüzde de çok değerli tebliğ örnekleridir. Dinsizliğe karşı mücadele etmesi gereken Müslümanların ve Ehl-i Kitab'ın birleştirilmesi için de bir yöntemdir. Bu birliktelik, Hz. İsa'nın yeryüzüne ikinci kez gelişini beklediğimiz bugünlerde dünyayı aydınlığa ve huzura kavuşturacak en önemli vesilelerden biri olacaktır.
Åžub
14

SEN HAYATIMIN ANLAMISIN

Posted by zixak

SEN HAYATIMIN ANLAMISIN

ElhamdulillahiRabil alemin Eselatu vesellamu ala Seyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain..ilk kez Sana mektup yaziyorum...Elerim titriyor,Sana mektup mu yaziyorum?... bu gunahkar insan,seni gunahlariyla uzen ben degilimiyim? gozyaslarimi tutamiyorum Efendim... sanki Seni karsimda gorecekmisim gibi heyecandan kalbim disari firlayacak zannediyorum....Efendim ne seni anlatabilmeye gucum yok,ne de seni nekadar cok sevdigimi... seviyorum ama cok az goruyorum senin icin yapabildiklerimi...seni daha cok sevmeliyim,daha cok daha da cok en cok sevmeliyim...cunku sen hayatimin anlamisin.Bu dunyanin yaradilis sebebi,Allah'u Teala'nin habibisin... Muhammedim(a.s) kalbimde bulunan cok sey var ama dilim anlatamiyor...cok sukur icimizde bulunanlarin hepsini hakkiyla bilen Allah vardir... *** Efendim(a.s) ben sana benzemek istiyorum... ahlakini,namaz kilisini,gulsunu,konusmani..herseyini cok sevdim...sususunu cok sevdim... hele bazi yerlerde...Efendimiz(a.s)in gozyaslari,yada Uzuldu yazdigini okuyunca yuregim dagiliyor...kac kez yanimda olabilseydin diye dusunuyorum... ellerinden opsem,aglasam,basimi gogusune dayasam,sarabilsem seni ve hep omrumun sonuna kadar yanindan ayrilmasam... sen nereye gidersen ben orda olayim,hic ayrilmasam yanindan,bu yalanci dunyaya daldiracakbutun herseyden uzak olsam...affet beni Efendim seni hatalarim ve islemis oldugum gunahlarimlacok uzmusumdur...helal et... Rabbine Sana hak ummet olabilmem icin dua et,senin duana ve yardimina okadar cok ihtiyacim var ki...***hep aklimda durur,Azrail(a.s)'la bulusacagim an, ve vakti geldi Allah'ima,Sana kavusacagim ani hep dusunurum...insallah tertemiz bir kalb ile iman ile huzuruna varacagim... gunahlarimiz cok ama Allah'u Telanin rahmeti ve merhameti,ve senin sefaatine nail oluruz insallah...o bizi hepimizi bekleyen o buyuk bulusma ani icin hayatimizi en hayirli,senin bize ogretmis olduklarina simsiki sarilip helalle hazirlanmamiz icin yardimina muhtaciz,gunahkar ellerimizden tut ve kurtar bizi...ne olur kurtar bizi...cok sukur ki varsin,sen varsin diye hersey var...cumle Umett-i Muhamed'e mevlid kandilimiz hayirli olsun... ALLAHUMME LA TUHRICNA MINE'D-DUNYA ILLA MEA'S SEHADETI VEL IMAN...
Åžub
14

Sevgili Efendim

Posted by zixak Sevgili Efendim, Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, bizi görseniz belki de, bunlar mı benim ümmetim diyeceksiniz? Siz Mekke’den Medine’ye hicreti yaşadınız. Muhacirlere Ensar’ın yardımını siz tavsiye ettiniz. Ensar, gönlünden gelerek gösterdiğiniz yolda yardımlaşmaya koştu. Öyle bir yardımlaşmaydı ki tarifi imkansız. Ancak bu gün bile hala unutulmayan sıcak bir hatıra olarak kaldı. Öyle ki seni ziyarete geldiğimde, mescidinin avlusunda tanıştığım bir müslümana “nerelisin?� diye sordum, Medineliyim dedi. “Ensar’danmısın?� diye sorunca hıçkırarak “evet� dedi. Birbirimize sarılarak gözyaşı döktük. İşte tarif edilemeyen ama kalplerde idrak edilebilen bir yardımlaşma. Aradan geçen asırlara rağmen solmayan bir gül gibi kokusunu, duygusunu günümüze taşıyabilen bir kardeşlik. Bizde Ensar anlayışı sadece tatlı bir hatıra olarak bulunuyor. Muhacir olmak sadece Mekke’den gelmek değil, Ensar olmak için de Medine’li olmak şart değil, biliyorum. Ama ümmetin çoğu bunu bilse bile, idrak edemiyor. Efendim, Çeçenistan’dan muhacir olarak İstanbul’a gelenler, dullar ve yetimler Ensar’ın yardımına muhtaç. Hiçbir dönemde yaşanmamış bir bolluk ve refah içerisinde olmamıza rağmen, muhacir var, ensar çok az. “Gemisini kurtaran kaptan� anlayışını bize öğreten sen değildin. Sen bize “kardeşi açken tok yatan bizden değildir� demiştin. Senin o gül kokunu özlemek, senin için methiyeler yazmak, kıyamet günü Allah’ın izniyle senden şefaat beklemek ümmetinin hakkıdır. Nerede o ümmet dersem, bunu günümüz müslümanları için aleyhte şahitlik olarak kabul etmeyin. Bu çabam sadece insanlara, Ensar’dan olmanın ne kadar kolay olduğunu göstermek için. Seni, bizlere ve alemlere rahmet olarak gönderen Yüce Allah (c.c.), bizlere acısın, bizlere mağfiret etsin. Seni seven gönülleri mahzun etmesin. Öyle insanlar biliyorum ki, adın anıldığında büyük bir özlemle iç geçiriyorlar. Öyle insanlar biliyorum ki, senin o mübarek makamını ziyaret etmek için can atıyorlar. İşte bu ümmete, Rabbim ümmet olma şuurunu da nasip etsin, inşallah. Ensar olmanın ne demek olduğunu idrak etmemiz için bizlere bir anlayış ve kavrayış versin. Ateşle imtihan olduğumuz böyle bir zamanda, her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz feraset ve dirayet için her şeye Kadir olan Allah (c.c.) bizlere yardımcı olsun. Derdimiz çok, derman sende. Yazacak çok konu var, mesela Hiroşima’da çok kirli bir dönem başlatıldı. Uçaklardan atılan bir bomba ile bir şehir içindekilerle birlikte yakıldı. Zulmün sahipleri hala zulümlerine devam ediyorlar. Şimdilerde ben müslümanım diyenlerden de kendine destek buluyor. Haksız yere bir cana kastedilmesinin bile ne büyük bir suç olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama bu zalime kalben de olsa destek vermenin zararını idrak edemiyoruz. “Ne yapalım canım , onlar çok güçlü, mecburen yanlarında yer alacağız� gibi idrak dışı sözler sarfedebiliyoruz. Halbuki sen bize Allah’ın daha güçlü olduğunu, her şeye Kadir olduğunu anlatmıştın. Bir hesap gününün varlığından bizi haberdar etmiştin. Boynuzsuz koçun bile boynuzlu koçtan hakkını alacağı bir hesap gününden. Üridu Ebii (babamı istiyorum) diye haykıran çocuklar değil bu zulmü yapandan, zulme sessiz kalandan da hesap sormayacak mı? Arun aleykum (utanın!) diyen çocuk bile bunu idrak etmişken, biz kendimizi nasıl savunacağız? Sen bize bu dini böyle anlatmamıştın. Ama biz anlatılanları idrak noktasında aciziz, akletme melekemizi kaybettik. Seni hala çok seviyoruz, idrak edemesek de Allah’ın tek ve her şeye Kadir olduğunu biliyoruz. Bu gün için ihtiyacımız olan, Yüce Allah’ın kudretiyle, feraset ve dirayet sahibi olmamızdır. Bunu diliyor ve istiyoruz. Kıyamet günü de Rabbim bize acısın ve merhamet etsin. Yine o gün Allah’ın izniyle şefaatini umuyor ve istiyoruz. Buna layık olmasak da... Esselatu vesselamu aleyke ya Resulullah, Esselatu vesselamu aleyke ya Habiballah, Esselatu vesselamu aleyke ya Seyyidel evveline vel ahirin.
Åžub
14

Bir Gelse(n)…

Posted by zixak yollar sensiz, yarını bekler yürek sensiz, hasreti yükler bu can sensiz baharı neyler şehir sessiz, sokak sensiz ey gülüm hayatın tadı yok sensiz, tadı yok sevdamın adı yok sensiz baharı, severim özlerim ama güllerin kokusu gelmiyor sensiz günler geçmez sen gidince yürek sızlar sen gidince ölüm ne zormuş sen gidince şehir sessiz, sokak sensiz   Eşref Ziya
Åžub
14

Sevgili Peygamberim(s.a.v)

Posted by zixak Esselatü Vesselamü Aleyke ya Resûlullah! Esselatü Vesselam Aleyke ya Habiballah! Sevgili Peygamberim! Sana bu mektubu bir Nisan ayının son gününde, ömrümün yarı yılı geçmiş, belki de tükenmiş bir bahar akşamında yazıyorum. Yine sana özlem doluyum, yine hasret doluyum, sana duygularımı nasıl anlatayım bilemiyorum. Belki de şöyle başlamalıyım. Ey güzeller güzeli, Rabbimin sevgilisi! Bu Nisan ayının güzelliği kadar güzel şu parlayan ayın ışığından daha parlak, şu mis gibi kokan hanımellerinden de güzel kokulu. Şu kırmızı güllerin güzelliğinden de güzel ve zarafetinden de zarif, ey tüm insanların sevgilisi! Ey Ebubekir'in dostu, Ömer'in yoldaşı, Ali'nin kılıcı, Osman'ın hayası, selam olsun sana! Sevgili Peygamberim, gönül yoldaşım, sırdaşım, arkadaşım, sevgilerin en güzeli ile sevdim seni. Seni sevmek ne kadar güzelmiş, yaşımın olgun bir zamanında ancak anlayabildim. Seni tanıdıkça sevdim, sevdim, sevdim. Sana olan özlemimi anlatmak için Asr-ı Saadette yaşayabilseydim, bu sevdayı seninle paylaşabilseydim, yüreğimizi daraltan sıkıntıları sana anlatabilseydim. Senin tozun toprağın olabilseydim Efendim. Sorma bizleri ne olursun, bizler ne haldeyiz, senin bıraktığın yerlerde ne yazık ki değiliz. Senin ümmetin makam, mevki, mal, itibar peşinde. Hiç kimse sormuyor artık zenginin malı helalden mi haramdan mı? Mevki ve makam sahipleri o yerleri gerçekten hak ediyor mu? İnsanları ağlatanlar, ağlatmaktan zevk duyar oldu. Fakir fukara ne halde, hiç kimse sormaz oldu. Mevki ve makam sahipleri bulundukları yerleri kaybetmemek için, haksızlığa göz yumuyor. Senin zamanında böyle değildi Efendim. Ey güzeller güzeli bizleri seyretmektesin. Ümmetinin halini hepsini bilmektesin. Senden dua bekliyoruz Efendim. Medine'nin sıcak meltemleriyle nur ve ışık saracak rahmet bulutlarını gönderiver. Allah'tan gelen her şeye teslimiz, sabır ediyor ve şükrediyoruz, ama artık bu sıkıntılarımız bitsin istiyoruz. Diyeceksin belki de, sizler bunları hak ediyorsunuz. Benim sünnetime Rabbimin emrine karşı geliyorsunuz. Beni gerçek anlamda sevmiyorsunuz. Hayır Efendim. Gerçekten seni çok seviyoruz, baktığımız her yerde seni görmeye çalışmaktayız, ama belki de bizler nefislerimizin kurbanıyız. Bir çiçeğe senin gibi bakmayı bilmediğimiz için, toprağın yeşermesini, ağacın yeşillenmesini, bir ananın çocuğunu sevmesinden ibret almayı bilmediğimiz için böyleyiz. İşte onun için belki de Asr-ı Saadette yaşamak istiyoruz. Senin teslimiyetini görmek şükrü eda edişini seyretmek, seninle aynı mekanı paylaşmak ve aynı havayı solumak için istiyoruz. Belki de sana şöyle seslenmek istiyoruz. Ey Sevgililer Sevgilisi nerdesin? Gel artık yüzyıllar geçti aradan Bir dua iklimiyle gel ne olur Bir rahmet deniziyle gel ne olur Sil bütün kanayan yaraları Aydınlat yeniden bütün dünyamızı Işık saçarak nur saçarak gel Gel de ey güzeller güzeli Nasıl gelirsen gel Efendim, altı sene önce Hacda çok güzel duygular yaşadım. Medine'nin mis kokuyordu havası, meleklerin miski amberdi kokusu. Adım adım yaşadım, ama dayanamadım. Senin soluduğun havayı solumak, senin gezdiğin toprakta gezmek, Uhud Dağını seyretmek, Hamza'nın şehit oluşunu hayal etmek öyle güzeldi ki, Rabbim tekrarını nasip etsin inşaallah. Ya Nebi! Sana olan özlem hiç bitmiyor, dinmiyor. Rabbimin yarattığı her şeyde, Onun azametini görmeye, senin "Ümmetim, ümmetim" diye seslenişini duymaya çalışıyoruz. Senin yolundan belki de tam olarak gidemiyoruz, ama senden şefaat bekliyoruz. Bir gün gelip bu dünyadaki görevimiz bittiğinde bizi gerçek alemde kucaklamanı bekliyoruz. Sana selam olsun ey Sevgililer Sevgilisi. Kalbimiz yanarak özlemimiz bir kat daha artarak yalvarıyoruz Rabbimize. Bizi sana layık ümmet etsin. Layık etsin ki ebedi alemde ebediyen seninle olalım.