16
40 Hadis
Posted by zixak[kml_flashembed movie="http://img520.imageshack.us/my.php?image=esmalhsnapm2.swf" width="500" height="500" wmode="transparent" /]
[kml_flashembed movie="http://img520.imageshack.us/my.php?image=esmalhsnapm2.swf" width="500" height="500" wmode="transparent" /]
Hazreti İbn Abbas (radıyallahü anh)’ın rivayet ettiği bir hadis-i şerifte, her ifadesi lâl ü güher Efendiler Efendisi şöyle buyurur:
Allah’ın rahmet ve inayet eli cemaat ile beraberdir.
(Tirmizî, Fiten, 7; Nesâî, Tahrim, 6)

Dahhâk bin Kays (radıyallahü anh)’ın rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve selem) şöyle buyurur:
Yaptıklarınızı Allah için yapma hususunda teyakkuz halinde olun ve bilin ki, Allah halis olmayan ameli kabul etmez.
(Ed-Dârakutnî, es-Sünen, 1/51; el-Beyhakî, Şuabü’l-İman, 5/336; el-Makdisî, el-Ehâdîsü’l-Muhtâra, 8/90)

Sahabe-i güzînden Atıyye es-Sa’dî’nin naklettiğine göre takva ve vera’ hususunda da beşeriyetin üsve-i hasenesi Efendiler Efendisi (aleyhi efdalüssalavât ve ekmelüttahiyyât) şöyle buyurmuşlardır:
“Kul, sakıncalı şeylere düşme endişesiyle bir kısım sakıncası olmayan şeyleri de terk etmedikçe gerçek takvaya ulaşamaz.�
(Tirmizî, Sıfatü’l-Kıyame, 19; İbn Mâce, Zühd, 24)

Hazreti Muaviye bin Ebî Süfyan (radıyallahü anh)’ın rivayet ettiği bir hadis-i şerifte, her ifadesi lâl ü güher Efendiler Efendisi şöyle buyurur:
Allah (celle celâlühû) bir kişi hakkında hayır murad edince ona dinî meselelerde derin bir anlayış kabiliyeti ihsan eder.
(Buhari, İlim, 10; Müslim, İmare, 175; Tirmizi, İlim,4; İbn Mace, Mukaddime, 17; Darimi, Mukaddime, 24; Müsned, 1/306)

İmran bin Husayn (radiyallahü anh) hazretleri, Efendiler Efendisi (aleyhissalâtü vesselam)’ın şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:
Her kim varlığını Hakk’a ibadete ve O’nun yolunda hizmete adarsa, Cenab-ı Allah da o kulunun her ihtiyacını karşılar ve onu hiç ummadığı yerlerden rızıklandırır. Kim de tamamen dünyaya dalar, Rabbini unutursa, Allah da onu dünya yurdunun mihnetleri ve meşakkatleriyle başbaşa bırakır.
(Heysemî, Mecmeu’z-zevâid, 10/303; Taberâni, el-Mu’cemü’s-sağîr, 1/201)

Hazreti Câbir (radıyallahü anh) hazretlerinin naklettiği bir hadis-i şerifte Kainatın Medar-ı İftiharı Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyuruyor:
Kul namazı da terketti mi, işte o zaman küfürle arasında hiçbir perde kalmamış demektir.
(Müslim, İman, 134; Ebû Davud, Sünnet, 15; Tirmizî, İman, 9; İbn Mace, İkamet, 17; Dârimî, Salât, 29)Â

Ebu Hureyre hazretleri Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:
Ahiret hesabıyla alâkalı endişeleri olan kimse yola erken çıkar ve yol boyu teyakkuz halinde olur. Yola erken çıkan da varacağı menzile mutlaka ulaşır.
(Tirmizi, Kıyamet, 18; Müstedrek, 4/343)

Ebu Hureyre Hazretleri Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:
Kim zorda kalan bir müslümanın durumunu kolaylaştırırsa (mesela, borcu hususunda onu sıkıştırmazsa)
Allah da dünya ve ahirette ona kolaylıklar ihsan eder.
(Müslim, Zikir, 38; Ebu Davud, Edeb, 60; Tirmizi, Kur’an, 10; İbn Mace, Mukaddime, 17, Sadakat, 14; Müsne)

Enes bin Malik hazretleri Rasulüllah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:
Üç şey vardır insanı helake sürükler; üç şey de vardır ki insan için vesîle-i necattır. İnsanın helakine sebep olan üç şeyden ilki artık karakter haline gelmiş cimrilik, ikincisi hep peşinde koşulan heva ve heves, üçüncüsü de kişinin kendini beğenmesidir. Bir kimsenin kurtulmasına vesile olabilecek üç şeyden birincisi gizli-açık her hâlükârda Allah mehâbet ve mehâfeti içinde bulunmak, ikincisi fakirlikte de zenginlikte de ifrat ve tefritlere düşmeyip istikamet içinde olmak, sonuncusu da gazap anında da hoşnutluk anında da adaletten ayrılmamaktır.
(Mecmaü’z-Zevâid, 1/90; Müsnedü’ş-Şihab,1/214; Feyzü’l-Kadîr, 3/307)
